RSS

Kasten Yaralama Suçu

30 Nis


Madde 86 – (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

KORUNAN MENFAAT: Kasten yaralama suçunda korunan menfaat Vücut Dokunulmazlığıdır. Bu suç ile, beden masuniyetine yönelik her türlü dış müdahaleler yasaklanmakta ve kişinin vücut dokunulmazlığı korunmaktadır.

 

SUÇUN MADDİ UNSURLARI

 

Fail: Kasten…… neden olan kişi dendiğine göre fail herkes olabilir.

Mağdur: Madde metninde başkasının dendiğine göre failin kendisinden başka herkes bu suçun mağduru olabilir.

Hareket: Serbest hareketli bir suç tipidir. Aşağıda yazılı neticeyi doğuran her türlü hareket ile kasten yaralama suçu işlenebilir.

- Vücuda acı verici,

- Sağlığı bozucu,

- Algılama Yeteneğini bozucu neticeler doğuran hareketler.

Algılama Yeteneğinin Bozulması: Travmanın ( yaralama fiili, hareketi ) oluşmasından sonra mağdurun psikolojik durumunda meydana gelen olumsuz ( ruhsal ) değişiklikler.

 

SUÇUN MANEVİ UNSURU

 

Suç; madde metninden de anlaşılacağı üzere kasten işlenebilen bir suç tipidir. T.C.K genel hükümler kısmında, kast ve olası kast adı altında iki tür kast tipi düzenlediğinden bu suç KAST ve OLASI KAST ile işlenebilir. Olası kast halinde T.C.K 21/2 uyarınca cezada indirim yapılacaktır.

Bu suç tipinde ( Kasten Yaralama Suçu ) bulunması gereken kast, genel kasttır. Yani hareketin bilerek ve isteyerek yapıldığı, neticenin de bilindiği ve istendiği kast genel kasttır. T.C.K olası kast adı altında yeni bir kast tipi düzenlediği için bu suç olursa olsun kastı ile de işlenebilen bir suç tipidir. özel kasta ihtiyaç yoktur.

Kastın belirlenmesi hususunda; kasten öldürme suçunda failin kastının belirlenmesine ilişkin olarak sayılan hususlar bu suç tipi için de geçerlidir.

Kast kişinin iç dünyasına ilişkin olmakla birlikte, dış dünyada beliren objektif olaylara, olgulara göre kastın belirlenmesine çalışılmaktadır. Sanığın suç işlerken kullandığı alet (silah), sanığın ikrarı ve tanıkların ifadeleri ile failin kastı bulunmaya çalışılmaktadır. Yargıtay da, failin olay öncesi, olay sırası ve olaydan sonraki davranışlarının kastın belirlenmesinden ölçü olduğuna karar vermiştir.

Yargıtay’ın kararlarında ortaya koyduğu kıstaslar:

- Suç aleti

- İsabet bölgesi, darbe sayısı, darbelerin şiddeti,

- Yaralanmanın hayati tehlike arz edip etmemesi,

- Atış mesafesi ve olay yerinin özelliği,

- Zaman ve yer şartları, olay anında gece, gündüz, yağmur vs olup olmadığı,

- Failin eylemi gerçekleştirirken, eylem sırasında ve sonrasında söylediği sözler,

- Fail ile mağdur arasında önemli bir husumetin olup olmaması,

- Failin fiilden önce veya sonra her hangi bir saikinin bulunup bulunmadığı,

Bütün bu unsurlarla değerlendirme yapıldığından failin KASTI eğer ispat edilemiyor ve şüpheye mahal vermeyecek şekilde %100 ortaya konamıyor ise ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ UYARINCA BİR DEĞERLENDİRME YAPMAK ZORUNLUDUR.

Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği failin YARALAMAK KASTI % 100 İSPAT EDİLEMİYORSA TAKSİRLE HAREKET ETTİĞİ KABUL EDİLİR VE FAİL TAKSİRLE YARALAMADAN SORUMLU TUTULUR.

Bu halde kasten yaralama suçundan dolayı değil de, taksirle yaralama suçundan sorumlu tutulur.

Kasten yaralama suçunda TAKSİR veya BİLİNÇLİ TAKSİR söz konusu ise o zaman TAKSİRLE YARALAMA SUÇU ( Başka bir suç m. 89 ) söz konusu olacaktır.

 

SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ

Teşebbüs: Kasten yaralama suçu genellikle hareketi neticesine bitişik bir suç tipidir. Hareket ile netice aynı anda meydana gelir, ani suç tipidir. Ancak bu suç tipi için hareket ile neticenin ayrılabildiği durumlarda TEŞEBBÜS MÜMKÜNDÜR. Çünkü kasten işlenebilen bir suç tipidir ve hareket ile netice ayrılabiliyor ise kasten yaralamaya teşebbüs suçu söz konusu olur.

Örneğin, tartıştığı şahsın arkasından elinde demir çubuk ile koşan ve onu yakalamaya çalışan ve yaklaştığında ise elindeki demir çubuğu mağdura fırlatan kimsenin eyleminde hareket ve netice arasında mesafe vardır. Bu halde teşebbüs mümkündür.

Elverişli araçlarla ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde icra hareketleri başlamış ve netice elde olmayan sebeplerle netice meydana gelmemiş ise KASTEN YARALAMAYA TEŞEBBÜS SUÇU OLUŞACAKTIR.

 

Örn 1: Mağdur ile tartışan ve mağdurun üzerine yumruk atan fakat yumruğu mağdura isabet etmeyen failin eylemi kasten yaralamaya teşebbüstür.

Örn 2: Kavga ettiği mağdura yönelik olarak yaralamak kastı ile ona taş fırlatan ve isabet ettiremeyen failin eylemi kasten yaralamaya teşebbüstür.

Örn 3: Mağduru yaralamak kastı ile mağdurun elbisesini yırtan, bedene müdahale olmaksızın elbisesinden çekiştiren kimsenin eylemi de kasten yaralamaya teşebbüstür.

Teşebbüste önemli olan, icra hareketlerinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde başlamasıdır. Eğer icra hareketleri başlamamış ise teşebbüs söz konusu olmayacaktır.

Örneğin: Annesini döven babasına kızan ve evden sopayı alıp kahvehanedeki babasını yaralamak amacıyla evden çıkan bir kimse kahvehaneye gitmeden yolda polis tarafından yakalanmış ise TEŞEBBÜS YOKTUR. Çünkü mağdur görülmemiş ve hala vazgeçme ihtimalı vardır. Kaldı ki, doğrudan doğruya icra hareketleri başlamamıştır. Elinde sopa ile ilerlemesi HAZIRLIK HAREKETİDİR.

İştirak: Kasten yaralama suçuna iştirak mümkündür. Bu birlikte işlemek suretiyle olabileceği gibi yardım etme, imkan sağlama şeklinde de olabilir. Kasten yaralama suçuna azmettirme de mümkündür.

Hasmını dövmek isteyen arkadaşını olay yerinden arabası ile kaçıran kimse, etraftan gelen kimse olup olmadığını gözetleyen kimse yardım eden;

Mağdurun ellerini ve kollarını tutup hareketsiz hale getiren ve arkadaşının mağdurun yaralanmasına kolaylık sağlayan kimse BERABER İŞLEYEN, ASLİ FAİL’dir. Çünkü O nun yardımı olmasıydı yaralama suçu işlenemeyebilirdi.

Yine komşusu ile tartışan baba; oğluna, “ git ona haddini bildir ” diyerek oğlunu yaralama suçuna yöneltirse AZMETTİRME söz konusu olur.

İçtima: Mağdur kasten yaralanmış ve daha sonra bu yaralanma sebebiyle meydana gelen bir olumsuzluktan ( illiyet bağı bozulmadan ) yaşamını yitirmiş ise fail meydana gelen ağır neticeden sorumlu olacaktır. ( T.C.K m. 87/4, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu ).

Kasten yaralama suçu, zincirleme suç şeklinde işlenemez. Çünkü T.C.K m. 43/3 kasten yaralama suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağını düzenlemiştir.

KASTEN YARALAMA SUÇUNUN NİTELİKLİ HALİ

 (a) bendinde, kasten yaralama suçunun üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı işlenmesi, bu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir.

(b) bendine göre, kasten yaralamanın beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi, suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.

(c) bendinde, suçun kişinin yerine getirdiği kamu görevi dolayısıyla işlenmesi, bir nitelikli hâl olarak öngörülmüştür.

d) bendinde, kasten yaralama suçunun, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle islenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.

Bunun için kamu görevlisinin zor kullanma yetkisine sahip bulunmaması gerekir. Burada önemli olan, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle, kasten yaralama suçunun işlenmesidir. Örneğin bir hâkim veya savcının sanık veya tanığa karşı kasten yaralama suçunu işlemesi hâlinde, bu nitelikli hâlin gerçekleştiğini kabul etmek gerekir. Buna karşılık, zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisi tarafından kasten yaralama suçunun işlenmesi hâli, kanunda ayrı bir suç ( zor kullanma yetkisinde sınırın aşılması suçu T.C.K m. 256 ) olarak tanımlanmıştır.

(e) bendinde, kasten yaralama suçunun silâhla işlenmesi, bir nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. ( Silah ın tanımı, T.C.K m. 6 da yapılmıştır )

 

KASTEN YARALAMA SUÇUNUN HAFİFLETİCİ SEBEBİ

 86/2: Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine 4 aydan 1 yıla kadar hapis.

Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilecek Hafif Yaralanmalara Örnekler ( Adli Tıp Kurumu Uygulama Yönetmeliğinden Alınmıştır ):

- yumuşak doku girişli tek mermi çekirdeği,

- göz kapağı çevresinde morluk, sıyrık,

- burun kanaması, dilde yaralanma,

- diş kırığı ( DİŞ KEMİK SAYILMIYOR ),

- eklem burkulması,

- yüzeysel kısmi basit kesikler,

- yüz ve elde 10cm. diğer bölgede20 cm. ye kadar cilt cilt altı yaralanmalar.

- Baş dışında oluşan kan toplanması, sıyrık, kızarıklık.

 

KOVUŞTURMA USULÜ

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilen yaralanma hariç ( 86/2 ) KAMU DAVASIDIR. B.T.M ile giderilebilen yaralamanın TAKİBİ ŞİKAYETE BAĞLIDIR tabidir.

Kamu davası olduğu için soruşturma bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından yürütülür. Kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak işlemesi halinde ( 86/3, d ), kamu görevlisi hakkında 4483 Memur Muhakematı Kanunu’ na göre YARGILAMA İZNİ alınması gerekir.

 

 

NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA SUÇU

 

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç:

Madde 23 – (1) Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi hâlinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.

Netice sebebiyle ağırlaşmış suç: “Suçun varlığı için gereli olanın ötesinde zararlı veya tehlikeli bir sonucun meydana gelmesi halinde cezası ağırlaştırılan suçlara sonucu nedeniyle ağırlaşan suçlar denir. ” şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu sebeple kast edilen neticeden aşırı bir netice meydana gelmiş ise failin ikinci netice yönünden EN AZINDAN TAKSİR li olarak hareket etmesi zorunluluğu benimsenmiştir. Eğer fail bakımından gerçekleşen ikincil netice ( kastedilenden daha ağır ) bakımından TAKSİR derecesinde dahi bir manevi unsurdan söz edilemiyorsa failin ağırlaşan neticeden ötürü sorumluluğu bulunmayacaktır.

Failin öngördüğü neticeden daha ağır bir netice meydana geldiğinde neticenin fail tarafından öngörülebilip öngörülemeyeceğine bakılacaktır. Failin neticeyi öngörebileceği kabul edilir ise fail, gerçekleşen ağır neticeden dolayı sorumlu tutulacaktır.

Bu açıklamalardan hareketle; sadece gerçekleşen ağır neticeden hareket edilerek, hareket ile ağırlaşan netice arasında illiyet bağı kurup oluşan sonuçtan faili sorumlu tutmak yerine; ağırlaşan neticenin fail tarafından öngörülüp öngörülemeyeceği ve gerçekleşen netice bakımından en azından TAKSİR derecesinde manevi unsurun varlığının araştırılması zorunludur.

 

ÖRNEKLER:

 1- Bir kimseye yumruk atan birinin; yumruk attığı kimsenin ölebileceğini öngörmesi/ öngörebilmesi gerektiğini söylemek, objektif esaslara, hayatın olağan akışına ve beşer takatine uygun düşmeyen bir iddia olacaktır. Bir kimseye yumruk ile etkili eylemde bulunan bir kimsenin; yumruk attığı kişinin çenesinin ya da dişlerinin kırılması halinde bu sonuçlara ilişkin muhtemel ( gayri muayyen ) bir kastının olduğunu söylemek mümkün iken, aynı kimsenin ölüm neticesi bakımından TAKSİR derecesinde dahi sorumluluğunu kabul etmek mümkün değildir.

2- Bir kimsenin boynuna, başına, kalbinin üzerine sert bir cisimle hızlı bir şekilde vuran, akciğer veya kalp gibi hayati organlarına şiddetli bir darbe vuran kimsenin fiili neticesinde mağdur ölmüş ise bu halde gerçekleşen ölüm neticesi bakımından failin TAKSİRLİ sorumluluğu var kabul edilir. Çünkü bu hayati bölgelere şiddetli darbenin mağdurun ölümüne neden olabileceği öngörülebilir.

 

NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA HALLERİ

İLK FIKRA: ( 87/1 ) – ( m. 86 ya göre belirlenen ceza 1 kat artırılır. 86/1 deki halde 3 yıldan, 86/3 e giren hallerde 5 yıldan AZ OLAMAZ )

 (a) bendinde, kasten yaralama suçunun mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olması, bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli olarak öngörülmüştür.

Bunun için duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olunmalıdır. Vücutta çift olarak bulunan organlardan birinin işlevini tamamen yitirmesi hâlinde, diğer organ fonksiyon görmeye devam edebilir. Bu durumda dahi, organın işlevinin zayıflaması değil, ikinci fıkraya göre işlevin yitirilmesi söz konusudur. Çünkü, bent metninde duyu veya organlardan birinin işlevinden söz edilmiştir.

(b) bendinde, kasten yaralamanın mağdurun konuşmasında sürekli zorluğa neden olması, bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli olarak öngörülmüştür.

Bu hükmün uygulanabilmesi için, konuşma yeteneğinin tamamen yitirilmesi değil, konuşma yeteneğinin kullanılmasında güçlükle karşılaşılması gerekir. Aksi takdirde ikinci fıkra hükmü uygulanır.

(c) bendine göre, kasten yaralama suçunun yüzde sabit ize neden olması, bu suçtan dolayı daha ağır bir ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.

Burada geçen yüz deyimi, çehre karşılığında kullanılmıştır ve kişinin boyun ve kulakları dahil, başın ön kısmını ifade eder. Yüzde sabit iz, yaralama sonucu yüzde meydana gelen daimî, sürekli izlerdir. Ancak bu izler yüzün sürekli değişikliği hâlinden farklıdır.

Sabit iz yüzü değiştirmemekte ve mağduru öteden beri tanıyanlarda, kişiliği bakımından herhangi bir duraksamaya neden olmamaktadır. İkinci fıkrada söz konusu edilen yüzde sürekli değişiklik hâlinde ise, bunun tam tersi söz konusudur; yüzüne kezzap atılmış bulunan kişinin durumu buna örnek teşkil eder.

(d) bendine göre, kasten yaralamanın kişinin hayatını tehlikeye sokan bir duruma neden olması, bu suçtan dolayı daha ağır bir ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Kasten yaralamanın hayati tehlikeye sebebiyet verip vermediğinin tespiti, tıbbi bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.

(e) bendinde, kasten yaralamanın gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olması hâli düzenlenmiştir.

 

İKİNCİ FIKRA ( 87/2 ) - m. 86 ya göre belirlenen ceza 2 kat artırılır. 86/1 deki halde 5 yıldan, 86/3 e giren hallerde 8 yıldan AZ OLAMAZ )

(a) bendinde kasten yaralama sonucunda mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesi hâlinde, suçun temel şekline nazaran verilecek cezanın artırılması öngörülmüştür.

(b) bendinde ise, duyu veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi hâlinde cezanın artırılması öngörülmüştür.

(c) bendinde, kasten yaralama sonucunda mağdurun konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması hâli düzenlenmiştir.

(d) bendinde yüzünün sürekli değişikliğe uğraması hâli öngörülmüştür.

(e) bendinde, kasten yaralama suçunun gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine neden olunması hâli düzenlenmiştir.

 

ÜÇÜNCÜ FIKRA ( 87/3 )

Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması hâline neden olunmuş ise, kırığın mağdurun hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, fail hakkında m. 86 da belirtilen cezalar ½ sine KADAR ARTIRILIR.

Kemik çatlağı kemik kırılması değildir. DİŞ KEMİK SAYILMAZ. Diş kırığı B.T.M (basit tıbbi müdahale)  ile giderilebilir.

 

DÖRDÜNCÜ FIKRA ( 87/4 )

Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hâllerde ( 86/1 Basit Hal ) sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hâllerde ( 86/3 Nitelikli Haller ) ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

About these ads
 
Yorum yapın

Yazan: 30 Nisan 2012 in CEZA HUKUKU

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: